Neşe Düzel'in Murat Çizakça'yla yaptığı (bu pazartesi-dün) Radikalde yayınlanan söyleşisi üzerine.
Murat Çizakça Neşe Düzel'e 'bizim tarih kitaplarımızda Batı uygarlığı ve onun temsilcisi olan Roman-Bizans, vs. kötü ve düşman olarak gösteriliyor' mealinde birşeyler söylemiş. Günaydın. Türkiye'nin AB macerası her zaman sadece ve sadece bir siyasal-ekonomik proje olarak görüldü, hiç bir zaman Türk kültür ve medeniyetinin, veyahut Türkiye'nin kimlik algılamasının Avrupa kavramıyla bütünleştirilmesi, birleştirilmesi projesi olarak düşünülmedi ve öyle de sunulmadı. Belki de iyi de oldu. Çizakça'ya göre kötü olmuş. Ama değer yargılarını bir kenara bırakalım. Çizakça'nın dediğine uyup bugünden sonra tarih kitaplarına 'biz Türkiye halkı Roma'nın, Bizans'ın çocuklarıyız' yazmak ve bunu böylece öğretmek mümkün mü? Hayır, kesinlikle mümkün değil! Çizakça'nın tarih eğitimine ve Türkiye'deki kimlik algılamasına dair pek çok yanlışı var; mesela o yanlışlardan biri de Düzel'in 'Bizans'ın reddi Cumhuriyet döneminde mi başladı?' sorusuna cevabenö 'Seksen yıldır, üç nesildir bize okullarda öğretilen tarih Bizans'ı küçümsüyor. Cumhuriyet döneminde tarih eğitimimiz, Osmanlı-Bizans ilişkilerine çok sathi baktı. Eski Yunan-Roma-Bizans medeniyetlerini hep dışladı,' diye karşılık vermesi. Sanki 600 yıllık Osmanlı döneminde Roma ve Bizans tarihi 'bizim tarihimiz' diye öğretiliyordu da, Cumhuriyet geldi, 1000 yıllık Selçuklu-Osmanlı döneminin Bizans-sever yaklaşımına son verdi! Bir an Murat Çizakça'nın tarihten büsbütün bihaber olduğunu düşündüm. Şüphesiz Bizans hiçbir zaman Türk kimliğinin kaynaklarından birisi olarak öğretilmedi resmi kurumlarda. Ama bunun Cumhuriyet dönemine has bir tutum olduğunu söylemek için insanın Osmanlı ve Selçuklu hakkında oldukça cahil olması gerekmez mi? Neyse, Çizakça'nın bu gibi hataları bir hayli fazla, ama yine de söyleşiyi, şüphesiz karşımıza daha sık çıkacak bu kültür ve kimlik konularına değinmesi açısından beğendim. Genel olarak yaklaşımdaki pratik-siyasal bir eksiği de hemen ve kesinlikle belirtmek zorundayım: Çizakça Türk eğitim sisteminin Roma ve Bizans'ı da 'dost' ve 'bizden' görecek kadar değiştirilmesini talep ediyor. Fakat bundan daha da önemlisi, Osmanlı imparatorluğundan tarih derslerinde neredeyse hiç bahsedilmeyen, bahsedildiğinde de tam bir düşman, 'gavur', barbar bir devlet olarak bahsedilen AB üye ülkelerinin de tarih müfredatlarını, Osmanlıyı çok daha detaylı, olumlu, Avrupa medeniyetinin tartışılmaz bir parçası, ve bir 'dost' olarak anlatacak şekilde değiştirilmesi gerekmez mi? Şüphesiz Türkiye'den çok tarih öğretiminde açılım yapması ve değişmesi gereken günümüzün AB üye ülkeleridir. Tabi bu bizim 1980'den kalma tarih anlayışına aynen devam etmemiz ve her türlü değişikliğe kapımızı kapamamız anlamına gelmez. Biz kendimiz birşeyleri değiştirirken AB üye ülkelerini de en az bizim kadar kapsamlı ve doğrusu daha kökten ve radikal değişiklikleri yapmaları konusunda yüksek sesle eleştirmeli ve bu değişikleri takip etmeliyiz.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home