İstanbul dışındaki medyaya talep mi yok?
Medyanın İstanbul'da toplanmış olması sorununa yönelik anonim yorum yazan arkadaşlarımızdan birisi 'Erzurum'da ne olup bittiğine dair ülke genelinde bir ilgi ve talep yok, demiş. Ben bu görüşe en azından iki sebepten dolayı katılmıyorum: Birincisi, Erzurum'dan yayın yapan bir gazete veya televizyon, eğer ülke genelinde yayın yapacaksa zaten ülke genelini ilgilendiren konular hakkında yayın yapacaktır ama bu yayınlarda, örneğin, tamamen İstanbul'a özgü bazı konular (bitmez tükenmez Haliç, Boğaz, Köprü, Bağdat caddesi, vs. haberleri) yerine Doğu Anadolu'ya özgü bazı haberlere ağırlık verebilir ki bence Erzurum'luları ilgilendiren pek çok konu, belki İstanbulluları değil ama Anadolu'nun büyük çoğunluğunu (yani Türkiye'nin büyük çoğunluğunu) Haliç'teki kirlilikten veya Bağdat Caddesi haberlerinden daha çok ilgilendirir. Yorum yazan arkadaşımız İstanbul medyasının büyümesini talebe bağlamış ama kendisine sormak istiyorum buna gerçekten inanıyor mu? Televizyonu açtığınızda bütün kanallar İstanbul'dan yayın yapıyor zaten, bu da demek ki televizyonculuk büyüdükçe İstanbul medyası da büyüyecek. Eğer ulusal yayın yapan kanalların bazıları İstanbul merkezli, bazıları İzmir, Kütahya, Kayseri, Trabzon merkezli olsaydı ve halkın İstanbul kanallarına aşırı talebi yüzünden diğerleri iflas etmiş ve kapanmış olsaydı arkadaşımızın açıklamasına ben de katılırdım ama burda olay talep değil tam tersine sırf 'arz' meselesidir diye düşünüyor. Yalnızca İstanbul-merkezli habercilik halka 'arz' edildiği için insanların bir seçim şansı yok ve verileni izlemek zorunda kalıyorlar. Bu arada, entellektüeller anadolu'ya ilgisiz demiş. Genel olarak katılıyorum ama Türkiye'de entellektüel-aydın olmayan seyirciler de var (!) ve dahası, bazı entellektüeller-aydınlar Anadolu haberlerini merak ediyor olabilir. Hatta bu noktada ben kendimi görece aydın bi genç kabul ediyorum ve İzmir'den Trabzon'dan Kayseri'den yayın yapan bir kanal olsa büyük merakla izlerdim diye düşünüyorum.

4 Comments:
Sener arkadasimiz anonim yorumculara daha fazla sevgi ve sefkatle yaklasmalidir.
Sener arkadasimizi Alevilige davet ediyorum.
Merhaba,
Medyanın İstanbul'da toplanmış olması sorununa yönelik anonim yorum yazan arkadaş benim. Konu aslında yoruma ve tartışmaya çok açık, ama ben yine de fikirlerimi devam ettirmek istedim.
Her şeyden önce, tartıştığımız noktayı net tespit etmemiz gerektiğine inanıyorum. Ben yorumumu yazarken ülkenin değişik şehirlerindeki "yerel" kanalları ele almıştım. Kendi şehir yada bölgeleriyle ilgili yayın yapan kanalların neden Türkiye genelinde izlenmediğiyle ilgili fikrimi ortaya koymuştum.
Ama sanırım Şener'in bahsettiği bu şehirlerden "ulusal" yayın yapan kanallar. Yani medya kuruluşunun merkezi herhangi bir şehrimizde, ama yayını için tüm Türkiye'yi hedef kitle seçmiş.
Eğer öncelikle yerel "ulusal" medyadan başlarsak, bence bu ülkenin şu anki ekonomik yapısında bir ütopya. Çok büyük sermayeler aktarılmayan hiç bir medya kuruluşu Türkiye geneliyle ilgili haberler toplamak ve üretmekle başa çıkamaz. Bu iş için son derece modern bir telekomünikasyon altyapısına ve oldukça fazla sayıda ve tüm ulusa yayılmış insan kaynaklarına ihtiyaç vardır. Dolayısıyla bunu gerçekleştirebilecek kuruluşun "oldukça" iyi miktarlarda reklamlar alabilmesi gereklidir. Bunu yapmak için de sermayenin ve tüketimin yönetildiği kitleleri ilgilendirmesi şarttır. Ekonomisi çok büyük oranlarda İstanbul ve Ankara'ya bağlı bir ülkede de bu şehirler tüketim konusunda yine ağırlıklarını basacaklardır. Doğrudan büyük şehirleri (ve onların gözünden ülkeyi) hedef almayan programlar, üreticilerin reklamlarını da çekemezler.
Burda dikkat edilmesi gereken bir nokta da şu: Türkiye'nin kimi diğer illerinde çok büyük sermaye kuruluşları olabilir. Ancak örneğin hiç bir zaman Kayseri'deki bir çikolata fabrikası, ürünü için asıl hedef kitlesini Kayseri olarak görmez. O fabrika Kayseri'dedir, ama pazarlama için yine Türkiye geneline İstanbul - Ankara penceresinden bakmak zorundadır.
İleride yerel pazarlar kendi başlarına değerlendirilebilecek kadar büyürse ve firmalar "yerel" reklamları da karlı görürlerse buralardaki kurumlar da büyüyecektir.
Benim önceki yorumumda bahsettiğim diğer çeşit yerel kanallar ise bölgesel konularda yayın yapan kanallar. Ben bunu daha gerçekçi buluyorum. O kurum tüm Türkiye'ye de yayın yapsa, yaptığı yayın kendi bölgesi merkezli oluyor. Şayet önceki yorumumda belirttiğim gibi Olay TV'de Bursa'dan Ankara ve İstanbul'a Kablolu TV aracılığıyla böyle bir yayın yapıyordu eskiden. NTV ile zamanında kardeş kanal olduğu için de bir çok avantajı kullanabiliyordu.
(Ancak Bursalı olmayan neredeyse kimse izlemiyordu bu kanalı. Şimdi ne oldu, devam ediyor mu bilmiyorum)
Bu tür kanallar yerel içerikli yayın yapabilirler ve Türkiye genelini ilgilendiren konuları da ancak yorumlayabilirler. Yani diğer büyük ulusal kanallardan kendilerine gelen bilgi ve yorumlar üzerlerine kendi fikirlerini ekleyebilirler. Yoksa Kayseri'li bir kanalın gidip'de Trabzon'daki bir haberi ortaya çıkarabilecek altyapı ve insan kaynaklarını sağlayabilmesi imkansız değilse bile çok güç.
Şimdi bir diğer noktaya da değinmek istiyorum. Yapısı nasıl olursa olsun, ülkeyey yayın yapan yerel kanallar ne kadar çok olmalıdırlar? Örneğin bir Adana kanalı çıksa belki izlemek isteyenler çıkacaktır. Peki ya Erzurum, Trabzon, Kayseri, Edirne, Konya, Eskişehir... Hepsinin bir kanalı olsa, kim, hangi birini izleyebilir? Sonuçta bu kanalları büyük şehirlerdeki hemşehirliler dışında kimse izlemeyecektir. Ancak bir şehir ile ilgili bir haberi CNN Türk'den duyarsak, belki o şehirin kanalını açıp yerellerin ne düşündüğünü o zaman görebiliriz. Doğal olarak da bu seviyede az bir izlenme oranı bu tür kanallar için çok yeterli olmayacaktır.
Türkiye'de aslında yerel kanalların ve gazetelerin sayısı son derece fazla. Bunların bir kısmı da kendi şehirlerinde yakından takip ediliyorlar. Ancak çoğu yerel medya kuruluşu hiç bir şekilde kar edemediği gibi, bir şekilde yaşayabilmek için sırtını yerel sermayeye dayamak zorunda kalıyor ve yerel firma ve iş adamlarınca doğrudan maddi olarak destekleniyor (reklam geliri haricinde). Bunu bizzat biliyorum, çünkü hem yerel TV sahiplerinden, hem de yerel işadamlarından bunu yapan tanıdıklarım var. Maalesef bu destek yerel medyanın tarafsızlığını fazlasıyla önlüyor. Hatta çoğu zaman yerel medya bir silah gibi kullanılıyor. (Aynı şey büyük medya kuruluşlarında olmuyor mu, o başka bir tartışma konusu)
Çok uzadı, ama son bir nokta olarak da şunu söyliyeyim. Türkiye'de kolay kolay kimse bir komşu veya bölge şehrinin medya kurumunu takip etmez (şu anki durum bu şekilde). Şehirler arasında öyle rekabetler var ki, bir Konyalıyı Kayseri TV'sinin verdiği haberin tarafsızlığı konusunda inandıramazsınız. Yani ulusaldan önceki "bölgesel" medyanın oluşturulması bile şu an çok zor.
Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Türkiye'de kesinlikle bu tür diğer şehirlerden ulusal yayın yapacak medyaya karşı talep yok. Yerel medya kendi yağında kavrulamazken, kendi şehrine yayın yapacakken bile aradığı talebi bulamazken ve bugüne dek bir çok yerel medya kuruluşu iflas etmişken medyanın tüm ülkeye yayın yapmasını söylemek bana çok gerçekçi gelmiyor.
Belki diğer yörelerden haber ve yorumları duymak isteyen aydınlar vardır Türkiye'de, ama bunun kesinlikle böylesine bir arza talep oluşturabilecek bir seviyede olduğuna inanamıyorum. Belli bir sosyoekonomik seviyenin üzerinde olduklarını düşündüğüm bu tür aydınlara da önerim, neredeyse her şehrimiz gazetelerinin sahip olduğu internet sayfalarını ziyaret etmeleri yönündedir.
Severek takip ettigimiz bir blog. Acaba Sener Bey artik yazmayi biraktilar mi? Kac gundur yenilenmiyor da...
arkadaslar eger yorumlarimizi anonymous olarak yaziyosak en azindan yazilarin altina bir ismimizi(takma veya gercek) yazalim da kimin ne yazdigi anlasilsin.
saygilar
Post a Comment
<< Home