Seçim Sistemi Yorumları: Serim Çetin ve Mustafa Domaniç
S.S.Cetin said...
Turkiye'de ki secim sisteminin tam demokratik olmadigi ve Turk milletinin ihtiyaclarini karsilamadigi kesin. Yalniz dar bolgeli secim sisteminin ne kadar saglikli olacagi ise supheli. Turkiye gibi hala ekonomik ve sosyal stabilitenin saglanamadigi bir ulkede kim bu bolgeleri belirleyecek ve bu dar bolgeler ile secim sonuclarini degistirmek icin oynanmasini kim engelleyecek?(su anda bile bircok sehire goc eden insan secim gunun de otobuslerle dogdugu kent ve kasabalara oy kullanmalari icin goturulmekte) Amerika gibi gelismis bir demokrasi de bile zamaninda cok buyuk sorunlar yaratan bu dar bolge sistemi Turkiye de nasil uygulanir bunu bilmek zor. Onun yerine iki turlu secim istikrarli bir tek parti hukumetin kurulmasini ve mecliste ki diger partiler ile daha uyumlu calismasini saglayabilir. Turkiye'de ki yuzde 10 baraj sadece Hadep icin konulmus bir barajdir ve tamami ile anti demokratik olmasina ragmen Kurt tabusu tamami ile yikilmadikca kaldirilacagini sanmiyorum. Aslinda secimlerin daha demokratik olmasini saglayacak en kolay cozum, partilerin tuzuklerinin degismesi, aday belirlemenin daha seffaf yapilmasi, on secimlere daha cok onem verilmesi ve secmene sadece parti degil bir vekil sectiginin iyi anlatilmasi ve bu cercevede milletvekili adaylarinin tanitilmasi gerekmektedir. Hala Turkiye nin kucuk illeri disinda kimse milletvekilinin kim oldugunu bilmemekte ve bu nedenle hesap soramamaktadir. Son olarak ta Turkiye milletvekilligi kontenjani gercekten yaratici ve uzerinde dusunulmesi gereken bir fikir ve belki de parlementodaki ince dengelerin kurulmasini ve her kesimin sesinin duyulmasini saglayacak pratik bir cozum.
10:09 PM
Mustafa Domanic said...
DAR BOLGELI COGUNLUK SISTEMINE “POLITIK REALIST” BAKISSener'in bir daha ki secim donemi oncesi ‘dar bolgeli cogunluk’ sistemin kabulu icin kamuoyu olusturulmasi fikrini fazla radikal buluyorum ve katilmiyorum. Bunun icin oncelikli sebebim zaten onumuzdeki secim doneminde Turkiye'de AKP nin tek partili bir iktidar olacagini ongoruyor olmam. Bana kalirsa Turkiye politikasi ile ilgili yapilacak yorumlarin olusturulmasi surecinde "politik gercekcilik" en once etkili olan kavram olmali. Kisacasi tum politik teoristlerin dusuncelerinin pratik olup olmadigini goz onunde bulundurmasi gerektigini dusunuyorum. Eger dar bolgeli cogunluk sisteminin ana amaci halki az partili sisteme yoneltmekse, onumuzdeki secim doneminde uygulanmasi gereksiz olur. Zaten bu uygulamayi meclisten gecirebilecek olan tek parti AKP. Ayni zamanda unutmamak gerek ki AKP gectigimiz secimde mevcut sistemin meyvasini yiyip hak ettiginden fazla sandalye elde etti. Simdi CHP’nin icinde yasanan felaketleri ve Deniz Baykal’in tum zamanlarin en sevilmeyen parti lideri oldugunu da goz onunde bulundurup kendinizi AKP nin yerine koyun; Dar Bolgeli Cogunluk sistemini desteklermisiniz? Benim cevabim hayir. Eger AKP icindeki kimseler benim gibi dusunuyorlarsa, Dar Bolgeli secim sistemi onumuzdeki 5 sene hayal. Eger uzun vadede bu sistemi degerlendirecek olursak Serim’in de degindigi bazi faktorler ortaya cikiyor. En onemlisi:Secim bolgelerini kim, nasil belirleyecek?a)Eger secim bolgelerinin belirlenmesi herhangi bir koalisyon donemine denk gelirse:Turk politikasi uzun vadede negatif etkilerini gorecegimiz cirkin pazarliklara sahne olur.b)Eger tek partili iktidar bu isi ele alirsa:Turk politikasinin tum dengeleri alt-ust olur. Demokrasiyi guclendirme fikrinden dogan bu sistem demokrasiye bi darbe olarak inebilir. Zaten AKP orneginde oldugu gibi tek partili bi iktidar bu fikre yanasmaz.c)Toplumsal uzlasma saglayan bir yonetim bu isi olabildigince adil bir sekilde basarirsa:Serim in bahsettigi sorunlar uygulamada karsimiza cikar. Asiret reisleri milletvekilligini garantiler. Teknokratlarin meclise girme sansi duser, bunun yerine lokal populer figurler mecliste yer alirlar. Partiler aday pazarligina girerler, politik taraflar netligini yitirir politik ajandalari takip edicek kadrolar meclisin disina itilir. Meclis yavaslar. d)Eger bolgeler nufusa gore belirlenirse:Su andan pek bi farki olmaz.Bakirkoy ve Atakoy 6 bolgeye bolunur, Metin Asik ve binevi mutahitler milletvekili olur. Adaylar ancak su an oldugu kadar taninir.Bence Milton Friedman’in ekonomik teorisi politikaya da uygulanabilir. Marketler mudahaleye maruz kalmadikca daha iyi sonuclar verirler. Devletler ve politik sistemler de bu kavrama uydurulabilir. Oylari birer mal, secimleri de basit birer market modeli olarak dusunursek secim sistemindeki koklu degisiklikler verimsizlik yaratacaktir. Asil demokrasi ve serbest toplum ideallerine sadece politik sistemleri kendi evrimine birakak varabiliriz. Bugun Turkiye’de cok sayida parti olmasina ragmen sadece son 3-4 sene icinde toplumun cogunun iki partide yogunlasmasi bu evrimin bir gostergesidir. Turk politik alemindeki ureticiler bu talebe karsilik vermeye zorlanacaklardir. Radikal solun erimesi, radikal sagin merkeze kaymasi, islamin turk politikasina daha kabul edilebilir entegrasyonu hep halkin bu talebine karsi olusan dogal bir uretici reaksiyonunun urunu olacaktir. Bu talebi algilayan aktif politikacilar isteyerek yada istemeyerek daha merkezi raylara oturmak zorunda kalacak, yine bu talebi goren asker ve diger otoriteler islamin turk politikasina entegrasyonuna daha olumlu bakacaktir (or.AKP). Bana kalirsa Turkiye onumuzdeki 2-3 secim donemine cok daha az parti ile girme yolundadir ve bu sebeple uygulamada bize pahaliya mal olacak degisikler (Baskanlik sistemi dahil) gereksizdir. Bugunku hukumet Turkiye nin mevcut politik sisteminin degisime acik olabilecegini ve hukumetin verimli calisabilecegini kanitlamistir. Barajin kaldirilmasi ve paranoyak yaklasimlarin urunu olan bazi dogmalarin toplum uzlasmasiyla asilmasi sonrasinda mevcut sistemimiz sadece kucuk teknik degisikliklerle arzulanan sonuclar dogurabilir. Tarihin bize sundugu ornekler zaten goreceli bir kavram olan demokrasinin belirli secim sistemleri ile elde edilemeyecegini, gercek demokratik toplumlarin kendi evrimlerini tamamlayanlar oldugunu gostermistir. Turkiye de yasanacak demokratiklesme evrimi, Fransa, Ingiltere veya Amerikadan farklidir ve ithal modeller sonuc getirmez. Oncelikle dinin politikayla birebir etkilesimini goz onunde bulundurursak bu farkliligin ana sebebini anlamis oluruz. Turkiye de demokratik evrim ancak Islam’in politika, insan haklari ve uretici ekonomi ile harmanlanmasinin basarilmasi ile olur. Ayni Amerikan demokrasi geleneginin Anglo-Protestan temellere dayanmasi gibi*. *Su anda Nobel odullu economist Robert Fogel dan aldigim dersin konusu bu son cumle. Bu cumlede bitirdim cunku su an bu dersin sinavina calisiyorum ve hafta sonu kaldigim yerden daha detayli devam etmek istiyorum.

1 Comments:
Simdi Mustafa arkadasimiz bazi konulari cok guzel aciklamis ama belki de sinavina calistigi icin liberal ekonomik teorilerin fazla etkisi altinda kalmis.
Su anda isliyor gibi gozuken bir sistem her zaman isleyecektir veya bundan sonra aynen devam edecektir anlamina gelmez. Cok partili politik tarihimize soyle bir goz attigimizda sistemin saglikli olmadigini gormekteyiz. Daha once de Turkiye de sadece 2 parti vardi DP ve CHP ama bu koalisyon hukumetlerini, krizleri ve darbeleri engellemedi. Neyse onu gectik sonra Anap donemi var ki bir istikrar ve reform donemi ama Turgut Ozal dan sonra yine koalisyonlar, yine krizler ve yine verimsizlik. O yuzden isler iyi giderken ve bir parti mecliste cogunlugu olustururken bu duzenlemelerin yapilmasi lazim cunku Turkiyede politika hala ne yazik ki kurumsallasmis degil ve kisiler uzerine yapiliyor. R.T.E. sahneden cekilince AKP ye ne olacagini kimse tahmin edemiyor.
Post a Comment
<< Home